OLİMPİYAT NEDİR ? – sporakademisi.com

OLİMPİYAT NEDİR ?

OLİMPİYAT NEDİR ?

Her dört yılda bir, dünyanın bütün ülkelerinden kalkıp gelen çeşitli dallardan sporcular, daha Önce “Olimpiyat Komitesi” tarafından kararlaştırılan belirli bir ülkenin büyük kentlerinden birinde toplanır, yarışmalar, maçlar, spor gösterileri yaparlar. Dünya ölçüsündeki bu spor hareketlerinin tümü “Olimpiyat Oyunları” diye tanımlanır.

Olimpiyat oyunlarının ilk kez hangi tarihte başladığına dair kesin kayıtlara sahip değiliz. Tarihçiler, bunun İsa’dan önce 776 yılında, Yunanistan’daki Olimp Dağında yapıldığını ileri sürmektedirler. Gene aynı kaynaklara göre, bunun esası tanrılar tanrısı Zeus adına düzenlenen bir festivaldi.

Sonradan, aynı şenliklerin bütün tanrılar ve ölmüş kahramanlar için yapılan genel bir kutlama niteliği aldığını görüyoruz.

Eski Olimpiyat şenlikleri her dört yılda bir yapılır ve dört gün sürerdi. Eski Yunanlılar, iki şenlik arasındaki dört yılı “Olimpiyat” diye isimlendirir, zamanı ve olayları, İsa’dan önce 776 yılındaki ilk Olimpiyat festivalini esas tutarak kayıtlandırırlardı.

 Yunanlılar (daha doğrusu eski Yunanlılar) çağındaki Olimpiyat oyunlarına, Helen asıllı (Grek) erkekler katılır, barbarlar (eski Yunanlıların yabancı kavim ve topluluklara verdikleri genel isim) ve kadınlar alınmazdı.

İlk olimpiyatlarda sadece belirli koşular, yarışmalar vardı. İsa’dan önce 702 yılında ilk kez “pentatlon” müsabakaları da programa alındı. Pentatlon müsabakaları, atletizm, mızrak atma, uzun atlama, güreş, disk atma vs. gibi çeşitli spor eylemlerini kapsayan toplu bir spor dalıydı. Birkaç yıl sonra boks da katıldı.

 Grek sitili boks, modern boksa hayli benziyordu. Aradaki tek fark, gösterinin devamlı olmasıydı. Yani rauntlara bölünmemişti. Zamanla, iki tekerlekli arabalarla yapılan yarışlar, pankreas güreşleri (boks-güreş karması bir spor) da düzenlendi. İsa’dan önce 632 yılındaki 37. Olimpiyat oyunlarında erkek çocuklar için özel atletizm yarışmalarına yer verildi.

 Olimpiyat oyunlarında kazananlara “ulusal kahraman” gözüyle bakılırdı. Her spor dalında kazanan, başına giydirilen zeytin dalından bir taçla onurlandırılır, ünlü heykel ustaları onların heykellerini yaparlardı. Bazı Yunan siteleri, Olimpiyat şampiyonlarına hayat boyunca maaş bağlarlardı. Onları vergiden muaf tutarlardı.

 Modern Olimpiyat oyunlarına gelince, 1878 yılında ünlü bir Alman arkeologu Heinrich Schlieman, eski Yunanlılara ait bir stadyumun kalıntılarını buldu. Olimpiyat oyunları hikayesi yeniden canlandı.

 1892 yılında, Baron Pierre de Coubertin adında soylu bir Fransız, Olimpiyat oyunlarının tekrar düzenlenmesini önerdi. Sportif yararları kadar, uluslararasında bir yaklaşma bakımından da bunun yararını savundu.

Birleşik Amerika’da Princeton Üniversitesinden Profesör William M. Sloane ve daha başka kimseler onu desteklediler.1894 yılının 16 Haziran günü, Paris’te bir Olimpiyat Kongresi toplandı. Çeşitli ülkelerden yetmiş iki delege katıldı bu kongreye. Uluslararası bir düzendeki Olimpiyat oyunlarının temel ilkeleri kararlaştırıldı.